Gerekli Sigorta Türleri ve Neleri Kapsar?
Sigorta konusunu yıllarca "başıma gelmez" rafına kaldırmıştım. Bütçemi oturtmuş, acil durum fonumu kurmuş, hatta küçük bir yatırım planı bile başlatmıştım; ama poliçe denince aklıma sadece trafik sigortası geliyordu. Bir yakınımın ameliyat masrafını görünce fikrim değişti: Aylarca biriktirdiğim para, tek bir hafta içinde eriyebilirdi. O günden sonra kişisel sigorta ihtiyacını bir masraf kalemi olarak değil, biriktirdiğim şeyin etrafına çektiğim bir çit olarak görmeye başladım. Aşağıda, kendi denemelerimden ve yaptığım hatalardan çıkan pratik bir çerçeve var.
Önce şu soruyu sorun: Ne kadar büyük bir zarara dayanamam?
Sigorta, küçük aksilikler için değil, bütçeyi çökertecek olaylar için vardır. Ben kendime şu basit testi uyguluyorum: Bu olay başıma gelirse, birikimimden ödeyip hayatıma devam edebilir miyim? Cevap "evet" ise poliçeye gerek yok, kendi cebim sigortam demektir. Cevap "hayır, borçlanırım" ise orada bir açık var.
- Küçük ve sık olaylar (telefon ekranı, diş dolgusu): Acil durum fonundan karşılanır.
- Büyük ve nadir olaylar (ciddi hastalık, ölüm, deprem, üçüncü kişiye verilen zarar): Sigortaya devredilir.
- Zorunlu olanlar: Tercih meselesi değil, yasal gereklilik.
Bu ayrımı yaptığım gün, gereksiz gördüğüm iki poliçeyi iptal edip o parayı gerçekten ihtiyaç duyduğum bir başka teminata aktardım. Gereksiz harcamaları ayıklama mantığı burada da işliyor.
Sağlık sigortası: Çoğu kişi için ilk sıra
Türkiye'de çalışanların önemli bir kısmı genel sağlık sigortası kapsamında; yani temel bir zemin zaten var. Sorun, özel hastanelerin uyguladığı fark ücretleri ve bekleme süreleri. Burada iki seçenek karşınıza çıkıyor:
- Tamamlayıcı sağlık sigortası: Anlaşmalı özel hastanelerde SGK'nın karşılamadığı fark ücretini kapatır. Primi görece düşüktür, benim için giriş seviyesi çözüm oldu.
- Özel sağlık sigortası: Daha geniş hastane ağı, yurt dışı seçenekleri, ayakta tedavide daha esnek limitler sunar. Primi belirgin biçimde yüksektir.
Poliçeyi imzalamadan önce mutlaka baktığım üç şey var: anlaşmalı kurum listesi (kendi şehrimde gerçekten gideceğim hastane var mı?), ayakta tedavi limiti ve mevcut hastalıklar maddesi. Poliçe öncesi var olan rahatsızlıklar çoğu zaman kapsam dışı bırakılır; bunu sonradan öğrenmek can sıkıcı oluyor.
Hayat sigortası: Size değil, arkanızda kalanlara
Hayat sigortasının en yaygın yanlış anlaşılan tarafı bu: Poliçeden faydalanan siz değilsiniz. Bu yüzden basit bir kural izliyorum — size finansal olarak bağımlı kimse yoksa hayat sigortasına ihtiyacınız muhtemelen yoktur. Bekar, çocuksuz, kredisiz biriyseniz o primi yatırıma ya da acil durum fonuna koymak daha mantıklı.
Ama şu durumlarda tablo değişiyor:
- Konut kredisi veya büyük bir tüketici krediniz varsa (zaten çoğu kredide hayat sigortası talep edilir),
- Eşiniz veya çocuklarınız sizin gelirinize bağımlıysa,
- Bakmakla yükümlü olduğunuz bir ebeveyn varsa.
Teminat tutarını belirlerken kaba bir yöntem kullanıyorum: Yıllık net gelirimin 5-10 katı artı kapanmamış borçlar. Ürün seçiminde ise birikimli değil risk (vadeli) hayat sigortasını tercih ediyorum; koruma ile yatırımı ayrı tutmak hem daha ucuz hem de getirileri kıyaslamak çok daha kolay. Emeklilik tarafındaki birikimi ayrı bir başlıkta, kendi planı içinde yürütüyorum.
Sorumluluk, konut ve diğer teminatlar
Üçüncü kişiye verdiğiniz zarar, bir anda kontrolünüzden çıkabilecek tek kalem. Trafik sigortası tam olarak bunun için zorunlu. Ev sahibi ya da kiracıysanız, komşuya sıçrayan bir su baskını veya yangın da benzer bir risk.
| Poliçe | Ne kapsar | Kime gerekli |
|---|---|---|
| Zorunlu trafik | Karşı tarafın zararı | Tüm araç sahipleri |
| Kasko | Kendi aracınızın hasarı, çalınma | Aracın değeri bütçeyi zorluyorsa |
| DASK | Deprem kaynaklı bina hasarı (limitli) | Konut sahipleri (zorunlu) |
| Konut sigortası | Eşya, su baskını, yangın, komşuya zarar | Ev sahibi ve kiracılar |
| Ferdi kaza | Kaza sonucu sakatlık/vefat | Riskli işte çalışanlar |
Kiracıyken "ev benim değil" diye konut sigortası yaptırmamıştım; oysa poliçenin eşya ve sorumluluk kısmı doğrudan beni ilgilendiriyormuş. Şimdi yıllık bedeli bir kahve alışkanlığından az olan bu poliçeyi ilk yaptıranlardan biriyim.
Poliçeleri yılda bir kez gözden geçirin
Sigorta ihtiyacı sabit değil. Evlenmek, çocuk sahibi olmak, kredi çekmek, iş değiştirmek ya da ev almak tabloyu tamamen değiştiriyor. Ben her yıl bütçemi elden geçirirken poliçeleri de aynı listeye ekliyorum ve şu üç soruya cevap arıyorum: Bu teminat hâlâ